Green Card Mülakat
Cesur Gezgin takipçileri, Green Card serüvenimizde kaldığımız yerden, belki de sürecin en nefes kesici ve en çok sabır gerektiren bölümünden devam ediyoruz. Hatırlarsanız bir önceki yazımızda mülakat tarihimizi nasıl beklediğimizi ve evrak hazırlıklarımızı anlatmıştık. Amerika hayali kuran herkesin bildiği gibi, bu yolculuk her zaman doğrusal ilerlemiyor; bazen tüm kurallara uyduğunuzu düşünseniz bile karşınıza yepyeni bürokratik engeller çıkabiliyor. 18 Şubat 2026 tarihinde Ankara’da girdiğimiz mülakatımız da tam olarak böyle bir deneyime dönüştü. Aslında biz mülakata giderken, dünyadaki güncel göçmenlik haberlerini yakından takip ettiğimiz için bazı şeylerin farkındaydık.
Vizemizin hemen basılmayacağını biliyorduk ama hiç beklemediğimiz bir sürprizle, 221(g) İdari İşlem (AP) süreciyle karşılaştık. Green Card süreci sadece bir lotoyu kazanmak değil, aynı zamanda ciddi bir kriz yönetimi ve psikolojik dayanıklılık testiymiş, bunu bir kez daha anladık. Eğer siz de şu an mülakat bekliyor, idari işlem sürecinde takılı kalmış ya da vize basım yasakları yüzünden arafta bekliyorsanız, hissettiklerinizi çok iyi anlıyoruz. Gelin, Ankara’daki o dondurucu şubat sabahında neler yaşadığımıza, yaptığımız o kritik evrak hatasına ve sonrasındaki küresel kısıtlamalarla dolu bekleme sürecimize yakından bakalım.
18 Şubat 2026 sabahı, aylardır süren hazırlıklarımızın finalini yapmak üzere Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’nin kapısındaydık. İçeriye girdiğimizde klasik güvenlik prosedürlerini geçtik, evraklarımızı teslim ettik ve kişi başı vize ücretlerimizi ödeyip parmak izlerimizi verdik. Numaramız yandığında konsolosluk görevlisinin karşısına geçtik. Aslında biz mülakata oldukça bilinçli ve neyle karşılaşacağımızı bilerek gitmiştik. Çünkü 19 Aralık 2025 tarihinde travel.state.gov sitesinde yayınlanan resmi duyuruya göre vize basım işlemlerinin durdurulduğunun bilincindeydik. Yani mülakatımız ne kadar başarılı geçerse geçsin, vizemizin o gün pasaportumuza basılmayacağını zaten biliyorduk. Bizim tek hedefimiz, mülakatı sorunsuz atlatıp “Onaylandı” sözünü duymak ve basım yasaklarının kalkmasını rahat bir kafayla beklemekti. Görevlinin sorularını gayet rahat ve kendinden emin bir şekilde yanıtladık; her şey harika gidiyordu. Ancak görevli, dosyamızdaki evrakları incelerken bir anda duraksadı. Bize o meşhur sarı kağıdı uzatarak dosyamızın 221(g) maddesi kapsamında İdari İşlem’e (AP) kaldığını söylediğinde kelimenin tam anlamıyla şoke olduk. Vizemizin basılmamasını bekliyorduk ama evrak eksikliğinden dolayı AP’ye kalmak kesinlikle planlarımız arasında yoktu.
Elçilikten elimizde 221(g) kağıdıyla çıktığımızda hemen sorunun ne olduğunu analiz etmeye başladık. Konsolosluk görevlisi durumu bize net bir şekilde açıklamıştı ve aslında sorun bizim bir “yanlış anlaşılmamızdan” kaynaklanıyordu. Sorunun kaynağı, Bulgaristan’dan aldığımız sabıka kayıtları ve Atlas’ın Bulgaristan doğum belgesiydi. Biz, ABD Ankara Büyükelçiliği’nin belgeleri Türkçe veya İngilizce olarak kabul ettiğini okuduğumuz için, Bulgaristan’dan aldığımız bu belgeleri Türkçe’ye çevirtip dosyaya o şekilde eklemiştik. Ancak acı bir tecrübeyle öğrendik ki, bu kural sadece Türkiye içinden alınan belgeler için geçerliymiş! Eğer yurtdışından alınmış bir belge sunacaksanız, bu belgenin kesinlikle İngilizce çevirisiyle sunulması gerekiyormuş. Belgelerimiz Türkçe çevirili olduğu için kabul edilmedi ve bizden bu belgelerin İngilizce versiyonlarının düzeltilip tekrar verilmesi istendi. Elçilikten adımımızı atar atmaz, daha arabaya bile binmeden hemen avukatımızı aradık. Avukatımızla yaptığımız kriz toplantısı sonucunda izleyeceğimiz yol haritasını hızla belirledik. Buradan bizi okuyan herkese en büyük tavsiyemizdir: Eğer dosyanızda Türkiye dışından alınmış herhangi bir resmi evrak (doğum belgesi, sabıka kaydı vb.) varsa, elçilik kurallarını riske atmayın ve mutlaka yeminli İngilizce çevirisiyle dosyaya koyun.
Avukatımızla görüşmemizin hemen ardından zamanla yarışımız başladı. Bulgaristan’dan alınan sabıka kayıtlarının ve Atlas’ın doğum belgesinin hızla İngilizce yeminli tercümelerini ve gerekli noter tasdiklerini yaptırdık. Süreci o kadar sıkı tuttuk ki, mülakattan sadece 1 hafta sonra tüm eksik belgelerimizi konsolosluğun istediği formata getirip PTT aracılığıyla büyükelçiliğe geri gönderdik. Evraklar ellerine ulaştıktan sonra o yıpratıcı CEAC (Consular Electronic Application Center) sistemi nöbetimiz başladı. 221(g) süreci ucu açık bir süreç olduğu için insan sürekli bir tedirginlik yaşıyor. Ancak bizim idari işlemimiz sadece evrak eksikliğine dayandığı için süreç korktuğumuz kadar uzun sürmedi. Belgeleri göndermemizin üzerinden ortalama 3 hafta geçtikten sonra sistemdeki durumumuz nihayet güncellendi. Belgelerimiz elçilik tarafından incelenmiş, kabul edilmiş ve vizemiz resmi olarak onaylanmıştı! Pasaportlarımızın işlemleri tamamlanmış, sistemde “Approved” (Onaylandı) yazısını görmüştük. O an omuzlarımızdan kalkan o büyük yükü tarif edemeyiz. Eksik evrak krizini başarıyla çözmüş, Green Card mülakatını resmi olarak geçmiştik. Fakat hikayemiz, vizemizin onaylanmasıyla maalesef mutlu sona ulaşmıyordu.
İşte sürecimizin en can alıcı ve bizi şu an “bekleme modunda” tutan kısmına geliyoruz. Yazının başında da belirttiğim gibi, biz mülakata giderken 19 Aralık 2025 tarihinde yayınlanan o kritik duyurunun zaten farkındaydık. Bilmeyenler veya sürece yeni dahil olanlar için durumu özetleyelim: Vize basımının durdurulmasının ilk ve asıl sebebi, doğrudan genel ülke yasakları değildi. Her şey, Amerika’ya daha önce Green Card (Diversity Visa) kurasıyla giriş yapmış olan bir şahsın, bir MIT profesörünü trajik bir şekilde öldürmesiyle başladı. Bu sarsıcı olayın ardından devasa bir güvenlik açığı tartışması alevlendi. ABD Dışişleri Bakanlığı, ulusal güvenliği sağlamak ve tarama protokollerindeki açıkları kapatmak amacıyla dünya genelindeki tüm Diversity Visa basım işlemlerini geçici olarak durdurma kararı aldı. Bu kararın resmi açıklamasına doğrudan travel.state.gov adresindeki “Diversity Visa Issuance Updated Guidance” duyurusundan ulaşabilirsiniz.
İşte bu spesifik Diversity Visa durdurma kararının hemen sonrasında süreç daha da genişledi. ABD yönetimi, göçmenlik ve vize politikalarında geniş çaplı bir güncellemeyle dünya genelinde 75 ülkeyi kapsayan bir dizi yeni kısıtlama paketi açıkladı. Bu geniş paketin içinde, aralarında çok daha sıkı güvenlik ve inceleme prosedürlerine tabi tutulan 39 ülkeye yönelik ekstra spesifik yasaklar da yer alıyordu. Yani özetle; önce MIT profesörünün öldürülmesi sebebiyle başlayan güvenlik soruşturmaları Green Card vize basımlarını durdurdu, sonrasında ise bu 75 ve 39 ülkeyi kapsayan küresel kısıtlamalar yürürlüğe girdi. Bu art arda alınan kararlar zinciri nedeniyle, dünya çapında (ve tabii ki Ankara’da da) vize basım işlemleri fiilen kilitlenmiş durumda. Sistemde vizemiz tamamen onaylanmış, tüm güvenlik soruşturmalarından geçmiş ve 221(g) sonrası belgelerimiz kabul edilmiş olsa da, pasaportumuzun içine o fiziksel vize etiketi (foil) şu anki kısıtlamalar silsilesi sebebiyle maalesef basılamıyor.
Şu anki güncel durumumuz tam bir araf hali. 18 Şubat’taki mülakatımızı atlattık, yaptığımız çeviri hatasını 1 hafta içinde avukatımızla çözdük, 3 hafta içinde onayımızı aldık ama pasaportlarımız hala vizesiz bir şekilde büyükelçilikte veya sistemde bekliyor. Vizemiz onaylandığı halde 19 Aralık 2025’te yürürlüğe giren kararname yüzünden vize basımının yeniden başlamasını beklemek zorundayız. Bu kararın ne zaman esnetileceği veya basım işlemlerinin ne zaman rutine döneceği konusunda henüz net bir resmi tarih yok. Ancak biz umutluyuz; çünkü bizim üzerimize düşen tüm görevler bitti, Amerikan hükümeti bizi kabul ettiğini onayladı, geriye sadece o son fiziksel adım kaldı. Süreç ne kadar zorlayıcı olursa olsun, Amerika hayalimizden vazgeçmiş değiliz. Her gün resmi kaynakları taramaya ve yeni duyuruları beklemeye devam ediyoruz. Vize basım yasaklarıyla ilgili herhangi bir gelişme olduğunda veya pasaportumuz vizeli bir şekilde elimize ulaştığında bu kategori altından sizlere anında müjdeyi vereceğiz. O zamana kadar sabırla beklemeye devam; hayaller ertelenebilir ama asla iptal edilemez!
Türkiye'de "otobüs kiralayacağım" diyen birinin önüne çıkan firmalar aslında aynı işi yapmıyor. Aynı arama sonucunda…
Dijitalde İz Bırakın: Buket Cesur ile Google’ın Zirvesine Uzanan Stratejik İçerik Yönetimi Selamlar! Ben Buket.…
Her yıl milyonlarca turisti ağırlayan, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nin göz bebeği Efes Antik Kenti, tarihi…
Fethiye, turkuaz renkli denizi, eşsiz koyları ve doğayla iç içe atmosferiyle Türkiye’nin en özel tatil…
5. Uluslararası Kayak Federasyonu (FIS) Dünya Kupası 2017/2018 sezonunun açıldığı ülke olan Avusturya, şuan da…
Adana'dan İzmir'e seyahat etmek isteyenler için en uygun ucuz uçak bileti seçeneklerini keşfetmeye başlıyoruz. Adana Mersin Çukurova Havalimanı…
Leave a Comment